Hayallerim ve ben

Hayallerim ve ben

1952 yılı Şanlıurfa doğumluyum.Edebiyat ve Türk Sanat Müziği -yapabildiğimce- uğraştığım sanat dallarıdır. Hayallerimin iç dünyama yansımalarını elden geldiğince ve olanca renkliliğiyle siz ziyaretçi dostlarıma aktarmak dileğiyle bu sayfada olacağım sağlığım elverdiği müddetçe inşallah.

GECENİN SONU

30/1/2009


                                                          

İnsan olmanın temelini oluşturan değerlerden olduğu halde, gönüllerde yitmiş gibi duran vicdanın sesi, R.Tayyip Erdoğan’ın sözlerinde nihayet yankısını buldu. Resmi kınamaların zayıf etkisini, haksızlığa isyan ciddiyetiyle telafi etti Türkiye. Filistin halkının acı gerçeğini, içi yanan bir insan duyarlılığıyla dünyanın önüne bir kez daha koydu. Mazlumun yanında olup haklıyı savunmakla, görmezden gelinen adaleti hatırlattı. Çaresizliğin yakıcı sızısını bir nebze de olsa, zulmü lanetleme onuruyla hafifletti.

 

Davos’un resmi zemininde tarihe geçen bu haklı tepki, bazı medya ve siyasi çevreler tarafından /beklenildiği gibi/ diplomasi ölçeğinin hassas terazilerinde tartılıp, fevri bir davranış olarak kamuoyuna yansıtıldı. Kendisinden özür dilenilen başbakanımızı, af dilemesi gereken bir suçlu konumunda göstermeye yeltendiler bazı muhalif yazarlar. Malum bir siyasi parti sözcüsünün, Filistinlilerin yanındaymış gibi görünen kendi pankartlarının inanılırlığını sorgulatacak tavır alışlarını gördü milletimiz. Erdoğan’ın sözleri karşısında son derece rahatsız tavırlarını saklayamayan Perez gibi hop oturup hop kalktılar kimileri. Ama mazlumun ahı ve masumun kanı, yalan savunmaların karanlık örtüsüyle gizlenemeyecek artık.

 

Medeniyet ve insan hakları(!) savunuculuğunu kimseye bırakmayan batılı devletlere, hatırlatılacak önemli şeyler var! Ellerindeki silahlarla ölüm kusan bu güç sarhoşu azgınlar, Beyrut kasabı namıyla anılan liderlerinin sonunu görmediler mi? Onu, kundaktaki bir bebeğe bile zarar veremeyecek acziyete düşüren ilahi kudreti hiç düşünmezler mi? İlahi kanunların sarsılmaz istikrarını hiçbir teknolojinin aksatamayacağını, zulmün ebedi olarak süremeyeceğini ne zaman anlayacaklar?

 

Türkiye tarafından bir asil hareket başlatılmıştır. Mazlum Filistin’e bu destek çok büyük bir moral kazandırmıştır. Cesaretin ve inancın, ona sahip olanları ne kadar saygın bir yere getirdiğini, görmek zor olmasa gerektir. Hakk’ın yardımı ancak mazlumun yanında olan iman sahibi kimselerle olacaktır.

 

Karanlığın en koyu olduğu vakit, şafağın en yakın olduğu vakittir. 

 

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder
0 yorum yazilmistir
« Önceki - Sonraki »